kozmofol

Bir dershane sloganı gibi "Başarıya giden yol"

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 28 Tem 2008

Bu bir başarı grafiği. UCLA’in spor merkezinin girişinde yer alıyor. Az buz spor yapmış, rekabeti tatmış biraz da olsa başarı üstüne düşünmüş bir aklı şaşırtacak bir basamak yok. Yalnız bu ayan beyanlıktan hoşlandım, utanmadım postladım.

Reklamlar

Echo park civarları

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 28 Tem 2008

Meksika mahallesinden hakiki mural.

Bir reklam

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 28 Tem 2008

Petrolün bittiği yerde ne başlar?

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 15 Tem 2008

2007’de Suudi Arabistan’da Kral Abdulaziz Kültür Sanat Merkezi için açılan yarışmayı kazanan Norveçli mimarlık ofisi Snøhetta’nın yapıyı çevreleyen peyzaj planı heyecan verici. Bana tükenen ‘petrol rezervlerinin resmi’ gibi geldi. Yapının kendisi de zaten dünya petrol devi Saudi Aramco’ca petrole atfen yaptırılıyor.

Kim bu grafitadamlar?

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 15 Tem 2008

yer: silver lake

Salçalısı, çeliğin paslısı

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 14 Tem 2008

Peyzaj mimarlığı paslanmış çeliği, paslanmış çelik peyzaj mimarlığını seviyor!
Son yıllarda dış mekan projelerinde sıkça rastladığımız Cor-ten steel adıyla geçen çelik malzeme sanatçıların işlerinde özellikle de heykellerde oldukça kullandıkları bir malzeme. Görüntüsü manidar, bakımı ise çok kolay olan daha doğrusu bakıma ihtiyaç duymayan paslanmış çelikle ilk karşılaşmam Hamburger Bahnhof’da Richard Serra’nın çalışmasıyla olmuştu. Amerikalı heykeltraş Serra kamusal alan çalışmalarıyla ortamlarda ismi geçen bir sanatçı. Özellikle büyük çelik yerleştirmeleri modern sanat müzelerinin -hele bir de dış mekanları “birşey” söylüyorsa- ilgi alanında.

Richard’la daha sonra Lousiana Museum’da bahçede karşılaştık, birbirimizi hatırlamıştık. O’na ileride yapacağım büyük bütçeli ve çok ciddi projelerde kendisine teklif götüreceğimi söylediğimde bundan mutluluk duyacağını belirtti. Serra’yla geçtiğimiz günlerde BCAM’de tekrar karşılaştık. Bu seferki çalışması da paslıydı, bir yandan da kallavi ve akışkan. Yalnız biraz yaşlanmış, ömrü yeterse onu Türkiye’ye getireceğim Ahmet San’dan önce.


Bir daha

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 11 Tem 2008

Prens

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2008

Vegas`tan bahsederken otellerin ismiyle konuşmak işin raconu. Tüm sosyal hayat otellerin gösterileri ve kumarhaneleri üzerine kurulu olduğu için onlar birer `kentli`. Strip üzerinde sıralanan gösteriş yarışındaki her yapı içerisinde kumar oyunlarından fazlasını barındırıyor. Ücretli ücretsiz şovlarıyla hepsi birer `kültür merkezi`. Wynn yapısal olarak aralarında en beğendiğimizdi. Buna rağmen en son ziyaret olduğumuz oldu. Tüm ucuz tarihi atfı gördükten sonra iç mekanda harikalar ummayarak gittik. Yine de sahanlığına girer girmez farklı birşeylerle karşılaşacağımıza dair sinyaller oldukça fazlaydı.

Uzatmadan, masalsı bir gösteriyi tesadüfen izleme şansımız oldu. Aydınlatması ve çağlayan suyuyla bizi kendini çeken iç bahçede aydınlatma tasarımının nelere kadir oldugunu düşünürken aniden dev bir kurbağa çıktı ortaya, hem de Louis Armstrong sesiyle, what a wonderful world`u söylemeye başladı. Gerçekten inanılamadı. İşte görseli işte videosu.
not: Ölçek hesabıyla kurbağanın bir eli insan başı büyüklüğünde.

Anılar

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2008

Tatilya vardı, çok küçük değildim ilk açıldığında ama yine de beni heyecanlandırırdı. Lisede sulu kaydıraklara binmek için otobüs kaldırdığımız bile olmuştu. Akmar yerine bu tip eğlenceleri benimseyen bir arkadaş grubu içinde bulunmuştum.

Tatilya artık Beylikdüzü dolaylarında yok. En son işletmenin Kuzey Irak`a taşınacağını okumuştum, sonrasında akibetinin ne olduğuna dair bir bilgiye ulaşamadım. Kendisi bir İtalyan mimarisi canlandırması olan Bellagio Oteli`nin içerisindeki botanik bahçesinde yer alan konuşan ağaç anılarımı depreştirdi. Zamanında benim için son teknoloji ürünü olan bu `tasarım`dan artık utanıyordum. Gel gör ki yeni nesil bebelerin olaya benim kadar duygusal yaklaşmıyor olmalarına şaşırdım.

Fidanlık of Los Angeles

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2008


Vegas hakkında doluyum, söylemek istediğim onlarca şey var. Ama öncelikle içimde kalan başka bir şeyi açıga vurmalıyım; burada gerekli bahçevan bilgisinden kendimi yoksun hissediyorum. Yarı tropikal iklim, kısmen de akdeniz iklimine sahip bu şehirde okaliptus, agapanthus ve palmiye dışında hiçbir yeşillemeyi tayin edemiyorum. Kendimi en yakın fidanlığa kapatıp günah çıkartmak istiyorum.

İşin şakası üstte, etkilendiğim görseli ise yanda.

kumarkitera.roulette.com

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2008


Kumardan bahis acilmisken 0 ve 00 dahil olmak uzere 38 sayidan olusan rulette en populer numaranin 17 oldugu gerekli ortamlarda bilinen bir durummus. bunun 2 sebebi varmis. birincisi tablada en ortadaki sayi olmasi ikincisi ise james bond un filmlerde uzerine en cok oynadigi ve asla kaymetmedigi sayi olmasiymis.

Kumarkitera

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2008


Varını yoğunu kumarda kaybedenleri biliriz, bir gecede kumardan servet yapanları ise daha iyi biliriz. Tüm bu birikimle kumarlı gecelere hızlı bri dlaış yaptık. Blackjack senin rulet benim şeklinde c ve ben kendimizi casinolarda yuvarlanırken bulduk. İlk gece 10’u 35’e katladığımızda bu işi kıvıracağımıza inandık. İşler beklediğimiz gibi gitmedi. Ertesi gün c hasılatın yarısını rulette benden habersiz kaybetti. Onun ertesi gün de ikimiz beraber battık. Yandaki görsel elimizde kalan bozuklukları tutarken pozladığımız bir kız. Toplam zarar: 50$