kozmofol

*

Posted in vejetasyon by enip on 22 Haz 2009

35654ytfhg

Jan Vandorpe

35654ythfgjmhk

Denis Romanow

Reklamlar

modüler güvenlik kabin

Posted in proje by enip on 18 Haz 2009

img_sitooterie_3

Sitooterie II / Heatherwick Studio

img_sitooterie_1

ama daha güzeli de var:

kabin-cabin-270x630a

Karmod Prefabrike Yapı Teknolojileri


experimental geography

Posted in kitap by enip on 16 Haz 2009

Radical Approaches to Landscape, Cartography, and Urbanism

ExperimentalGeographycoverlowres_2008-11-18-14-11-25

Mike Davis:

What could be more delightful—and unsettling—than turning loose a group of contemporary surrealists, disguised as vagabonds and artists, in the ripe fields of the hyper-real? Experimental Geography isn’t about space; it is about terminal strangeness.

metabolik medya

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 16 Haz 2009

Nobel Textiles 5 tasarımcının Nobel ödüllü 5 bilim adamıyla yaptığı 2 yıllık ortak proje. Bunlardan biri de Loop.pH ve biyoloji üzerine çalışan  John E. Walker’ın çalışması.

Loop.pH mimari tasarım da enerjinin kullanım olanakları üzerine çalışan bir tasarım araştırmaları grubu, moleküler biyolojiyi baz alan mimarlık araştırmaları var. John E. Walker’la yapılan çalışmaları geçtiğimiz yıl Londra Tasarım Festvali kapsamında Saint Jamesʼs Park’da yer aldı.

Nobel-IMG_0473

banner

via loop.ph

furrow vs.

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 16 Haz 2009

Ben Butler / Zg Gallery

Furrow

butler_furrow_and_untitled

butler_furrow2

butler_furrow_detail2

isimsiz / önbutler_untitled_cedar_front

arkabutler_untitled_cedar_back

butler_untitled_cedar_back_34_sm butler_untitled_cedar_34_front_sm

foto: Zg Gallery

ışınsal / organik

Posted in yerleştirme by enip on 16 Haz 2009

Sébastien Preschoux / 2009

21_cocoon1

21_cocoon2

21_cocoon4

ve

22_arc01

22_arc02

22_arc03

22_arc04

22_arc05

foto: Ludovic Le Couster

via human vs machine

microcostas vinaròs

Posted in proje by enip on 16 Haz 2009

Guallart Architects / İspanya – 2006

critica-26-copy

img_microcostas03

critica-25-copy

img_microcostas02

img_microcostas01

oturumu yayılıcı

Posted in yerleştirme by enip on 13 Haz 2009

Belçikalı tasarımcı Sebastien Wierinck’in polietilen tüplerden yaptığı oturma strüktürü – yerleştirmeleri.

wierinck_020609_01

wierinck_020609_04

wierinck_020609_05

wierinck_020609_09

wierinck_020609_012

wierinck_020609_014

via contemporist

High Line ve Kadıköy

Posted in kadıköy, proje by enip on 12 Haz 2009

High Line’ın dönüşümü için kamuoyunun gösterdiği büyük destek (maddi ve manevi), oluşturulan fon, gelen büyük bağışlar ve tüm bürokratik engellerin nasıl aşılıp bugüne getirildiği dikkatle incelenmesi gereken bir konu. Yalnızca terkedilmiş alanlar ya da akibetini bekleyen kullanımsız endüstriyel alanlar için değil, hergün kullandığımız ortak yaşam alanlarının sağlıklı kullanımı için de. Benzer bir sürecin burda işlemeyeceğini düşünmek ve “burda olmaz zaten” ler duymak istemiyorum. Tabandan gelen toplumsal bir harekete olduğu kadar az şeye inancım var hala, üstelik bir yasam alanını savunma kültürünün oluştuğunu da gözlemliyorum ki bu ümit vaad ediyor, kamçılanması gerek.

Tam bu notkada High Line’ın geçirdiği süreci düşünürken bu sabah gazetede okuduğum bir haber beni heyecanlandırdı. Mahkeme kararıyla Salı Pazarı’na yapılacak Alışveriş Merkezi projesi durdurulmuş. Bu konuda benim de dahil olduğum Kadıköylüler arasında byüük bir endişe ve sıkıntı süregidiyor. Her gün geçtiğim bu alana aklımda kolajlarla projeksiyon yaparken bir fena oluyorum. Tıpkı Söğütlüçeşme metrobüs istasyonu ve Kadıköy evlendirme dairesinin yanındaki otoparkın Tarık Zafer Tunaya’nın girişine, ideal metrobüs projesiyle (arabanı park et – otobüse bin – otobüsten in arabanı al) yığacağı ve kaldıramayacağı trafiği “hayal ederken”ki gibi. Bunu artık yaşıyoruz zaten, hayallerim gerçek oldu. Neyse.

Kadıköy’de 3 dönemdir “seçtiğimiz” Sayın Öztürk mahkeme kararıyla ilgili şöyle demiş.

Kararı olumlu buluyoruz. Bizim için önemli bir kazanım. Kentin yeşil alanlarının korunması açısından örnek teşkil edecek bir yaklaşım. Bir süredir tüm Kadıköylüler gibi biz de bu kararı bekliyorduk. Karar, umarım yeşil alanların imara açılması yoluyla trafik yoğunluğunu artıracak ve kent içi yaşamı olumsuz etkileyecek diğer projelere de örnek olur.

Kendisi sırlarla dolu bir insan ama doğru söze ne hacet.

Havai Hat – High Line

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 12 Haz 2009

1677788389_dsr-highline-09-06-5384

New York High Line, proje ilk günden beri dergilerin, blogların gündeminden düşmedi. Gerçek bir kamuoyu mücadelesi sonucu yıllar süren çalışmalaryla ilk etabı geçtiğimiz günlerde açılan proje Diller Scofidio ve Field Operations ortaklığı. Konuyla ilgili bir yazı.

Şimdi de biraz High Line fotoğrafları, açılıştan hemen sonra çekilen.

1543380236_dsr-highline-09-06-4804

fotoğraf ve render

24ouro600.1

1

352518458_dsr-highline-09-06-5545

123886567_dsr-highline-09-06-5144

293399355_dsr-highline-09-06-5497

480893666_dsr-highline-09-06-4519

929622306_dsr-highline-09-06-5510

1121250496_dsr-highline-09-06-5054

via ArchDaily/Iwan Baan

Maximilian’s Schell

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Haz 2009

Ball Nogues Studio – Los Angeles, 2005

max_02

max_01

max_10

max_09

max_08

max_06

max_05

max_04

max_03

Aynadaki Park

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 09 Haz 2009

Studio Weave ve Mesh Partnership‘in Londra’daki Blackburn town için kamusal alan düzenlemesi temalı yarışmayı kazandıkları proje, anlatım tekniği açısından bir hikaye tınısı taşıyor. Görselleştirmenin bir ilüstratör tarafından yapıldığı In the Mirror adlı projenin tanımı şöyle başlıyor.

There was once a boy who found a pocket mirror on the floor of a shopping centre. It was small, quite plain, brownish-grey and oval. It opened and closed with a tiny gold clasp and tiny gold hinge. He opened it and peered inside.

blackburn_studioweave_01x

The first time he looked into the mirror, the boy saw…
his own round brown eyes, his fluffy eyebrows, and his scruffy hair. As the mirror was so small, he couldn’t see much else, so he held it a bit further away. Now he could see the shopping centre behind him: bright glistening shops, people with bags walking back and forth on the shiny floor tiles, not quite slippy enough for a good slide. He snapped the mirror shut and examined the outside, wondering who it might belong to: probably some lady who used it to check her make-up, he thought. He looked around him, but nobody seemed to be looking for anything, so he opened it again, hoping for a clue that might lead to its safe return and possibly a reward for him?

blackburn_studioweave_02x

The second time he looked into the mirror, the boy saw…
a very similar view to the first time. He held it over his shoulder so only a few wisps of his hair were in the image; mostly it was shopping centre, except, in the distance it looked as if there were trees growing between the shops. He checked behind him and everything seemed normal, but in the mirror, there was definitely grass and trees, and he even thought he could hear birds singing.
He walked slowly backwards and the trees became larger and larger until the whole mirror was filled with a green landscape with round plump hills, leafy trees, and soft dewy grass. He turned around to get a better look, but all he was faced with was the normal shopping centre. Confused, and a little excited, he turned back to the mirror.

blackburn_studioweave_03x

The third time he looked into the mirror, the boy saw…
the landscape again, but this time, he noticed it wasn’t any ordinary landscape. Apart from it being an invisible landscape in a shopping centre, which was extraordinary enough, it looked very odd in other ways too. It was as if the trees had arranged their roots nicely into patterns. His sister had a dress with a very big skirt and whenever she wore it, to birthday parties or something, she would sit on the floor and spread the skirt out around her, smoothing it down and pretending to be a water lily. These trees reminded him of this.
He moved closer to get a better look. The patterns were very loopy and familiar. In fact, they were exactly like the doodles he sometimes drew in the margins of his exercise books: loops growing from loops growing from loops. In the back of his maths book, he had a looping doodle that filled the whole page, just like this. Had the trees been looking in his maths book? He went and sat down, (Where? On what?) then quickly got up again in surprise. Suddenly, he realised that he was in the landscape in real life! Had he gone through the mirror like Alice? It was still in his hand. Slowly, he brought it up to see.

blackburn_studioweave_04x

diye gidiyor hikaye… Ve toplam 9 aynaya bakıştan yani perspektiften oluşuyor görsel olarak.

Aynadaki imgeyi yakalamaya çalışarak masalsı görüntünün ardından parka giren, içine girdikçe de gerçekle takip ettiği imge arasındaki sınırların eridiğini görüp endişeye kapılıyor “once a boy”. Bunu ilk başlarda bir oyun gibi izlerken parkın içine girdikçe oyun gerçeğe dönüşüyor, aynanın içine girdiğini düşünüyor. Sonra koşup uzaklaşıyor biraz da ürküp, tekrar bakıyor. Neyseki oyuna tekrar geri dönmüş oluyor, bakıyorki sınırlar yine netleşmiş.

blackburn_studioweave_05x

Sonlara doğru kendine gelmeye çalışıyor, “şu kafeye gideyim oturayım” diyor ve gözlemlerini düşünüyor kurabiye yerken.

blackburn_studioweave_10x

via BustlerStudio Weave