kozmofol

yapay peyzaj?

Posted in meydan by enip on 31 Tem 2009

Plaza Espana – Herzog de Meuron

0118

0313-470x313

0214-470x313

0510-469x290

0412-470x313

161-469x282

122-470x313

103-470x294

084-470x305

25-470x257

foto: Iwan Baan / Landezine

depresyon meydanı

Posted in münster, meydan by enip on 23 Tem 2009

Square Depression – Bruce Nauman

Bruce Nauman’ın tasarladıktan 30 yıl sonra Münster Üniversitesi’ne uygulanan projesi.

The aim was to create a space, where one could experience a feeling of being isolated, helpless and alone.

0116

0212-470x329

arr_skulptur-g-469x312

landezine

kaktüşehir, yeni değil

Posted in bahçe festivali, yerleştirme by enip on 16 Tem 2009

56_cacticity01

Bilbao Bahçe Festivali‘ni ilk kez duyuyorum, zaten bu yıl ikincisi düzenlenmiş. Anouk Vogel’in birinci seçilen projesi Cacticity, boyları 10 cm – 1 m arasında değişen, grid sistem üzerinde aynı türden 900 kaktüsten oluşan bir yerleştirme.

56_cacticity02

56_cacticity03

Dalgalı yüzeyler, grid üzerine parametrik düzenlemeler yeni değil tabii (müdürüm overmodern olsa “bunlar çoktan geçti yavrum” derdi), hatta bana göre Eisenmann’ın yahudi anıtıyla başladı ve bitti bu akım. Olsun ama, bazen hala seviyorum.

HolocaustMahnmalLuft

1100222_7095_258cf08cac_p

kıvrımlı vondelpark’a yeni kimlik

Posted in amsterdam, kent mobilyası, park, yarışma by enip on 16 Tem 2009

Bilbao Bahçe Festivali‘ne bakarken keşfettiğim Anouk Vogel, tam da soyismine uygun bir projesiyle gözüme çarptı. Amsterdam’daki Vondelpark’ın yeni kent mobilyaları için 2007’de açılan yarışmada birincilik ödülünü kazanan Vogel, yeni park elemanlarının tasarımında alandaki flora ve faunadan esinlenmiş. Yaratılan motiflerin giydirildiği mobilyalar İngiliz romantizmine de referans veriyor.

55_lamp02

55_3-lamps

55_bench

55_bench-sides55_kiosk02

55_bench-lamp

Vondelpark, Amsterdam için bir Central park, bir Hyde Park bize göre Yıldız Parkı niteliğinde ve kentte Van Gogh Müzesi’ni de içine alan Museumplein’a çok yakın bir bölgede konumlanıyor. 1800’lü yıllarda bahçe mimarisinde Serpentine Style (Kıvrımlı) olarak adlandırılan stilde tasarlanmış.

serpentine__165xserpentine style

18. yy’ın başlarında Goethe ve Rousseau’yu da kapsayan Avrupalı yazarların beğenisini kazanmış ve aydınlanma devrinin bahçe sanatı olarak görülmeye başlamış Serpentine Style. Bunun en büyük sebebi de seleflerine nazaran en doğal hatlara, içeriğe sahip olan bahçe stili olması. Bu doğaldan kasıt ne peki? Eğimli çizgiler, yumuşak geçişler, doğal haline bırakılan tasarlanmamış bölümler baştan sona keskin hatlarla tasarlanmış Barok, Rönesans, Klasik ya da Neoklasik bahçe stillerinden açıkça ayıran özellikler. 18. yy başından sonra bu “doğaya dönüş”ün bahçe sanatına hakim olduğu prensipler salt Serpentine’la kısıtlı kalmıyor; ardından gelen Gardenesque, Picturesque, Mixed, Arts&Crafts ile devam ediyor ve Soyut ve Post-modern stillerle günümüze uzanıyor.*

plattegrond

vondelpark plan

Bu yüzden Vondelpark tüm estetiği, temsiliyetiyle önemli örneklerden biri. Sanırım yıl sonundan itibaren ziyaretçilerini, yeni mobilyalarıyla gençleşen kimliğiyle ağarlayacak. Bu arada; bir parkın kent mobilyaları için yarışma açılması müthiş bir fikir, Maçka Demokrasi Parkı ve Yıldız Parkı gibi İstanbul’un kent parklarına da keşke benzer fikirler geliştirilse. Hem yarışmayla oluşacak gündemle tasarım kültürümüzü tartışırız hem de yeşil alan kullanımına dikkat çeker, önemini hatırlamış oluruz. Kağıt üzerinde “ekolojik” etiketlemelerle olmayacak bu iş.

——-

*Bahçe stilleriyle ilgili ayrıntılı bilgi şurda.

3. köprüye karşı

Posted in istanbul, köprü by enip on 14 Tem 2009

TUM iSTANBULLULARI YASAMI SAVUNMAYA CAGIRIYORUZ

3. RANT KOPRUSUNE IZIN VERMEYECEGIZ

Tarih: 18 Temmuz 2009

Saat:  17.00

Yer: Sariyer

“3. kopru bir cinayettir. Boyle bir tesebbus Istanbul’un cagdas kentlesmesi
ve sehir ici ulasim sistemi icin olumcul sonuclar dogurur.” 27 Nisan 1995
IBB. Baskani Recep Tayyip ERDOGAN

Bundan tam 14 yil once 3. kopruden bir cinayet diye soz eden bugunun
basbakani Recep Tayyip ERDOGAN, bugun koprunun bir ihtiyac oldugundan soz
ediyor. Peki, kopru hangi cevrelere gore IHTIYAC ya da CINAYETTIR

3. KOPRU BIR CINAYETTIR, CUNKU

3. kopru demek;

•    Simdiden baglanti yollarinin yapimi ile yok olmaya baslayan kuzey
ormanlarimizi tamamen kaybetmemiz demektir.

•    Yasamimizin kaynagi olan suyun, su havzalarimizin yok olmasi
demektir.

•    Onbinlerce Istanbullunun evsiz kalmasi, barinma hakkimizin gasp
edilmesi demektir.

•    Kent ici trafigin cozumu degil, trafik cilesinin daha da artmasi
demektir.

•    Baglanti yollari uzerinde projeleri hazirlanmis sekilde bekleyen cok
sayida buyuk alisveris merkezinin yapimi ile, ozellikle Beykoz ve
Sariyer’deki esnaflarimizin dukkanlarina kilit vurmasi demektir.

•    Kirlilik, gurultu ve kargasa demektir.

3. KOPRU KIME GORE BIR IHTIYACTIR

3. kopru demek;

•    Yasam alanlarimiza ve ormanlarimiza sadece para degeri olarak bakan
bir
avuc rantci, arsa ve emlak spekulatorlerinin kasalarini doldurmalari icin
bir ihtiyactir.

•    Her gun 500 yeni aracin trafige katildigi Istanbul’da uluslar arasi
petrol ve otomotiv sektorlerinin karlarina kar katmalarini saglayacak bir
ihtiyactir.

•    AKP’nin bugune kadar temsil ettigi ve isbirlikciligini yaptigi
uluslar
arasi sermayenin taleplerini emir kabul edip, onlarin ihtiyaclari adina
islemekte tereddut etmeyecegi bir cinayettir. Bu cinayet AKP’nin varligina
devam etmesi icin onemli bir ihtiyactir

Tum bunlar gosteriyor ki, 3. kopru bir avuc rantcinin kasalarini doldurmak
icin zorla dayattiklari bir ihtiyac, Istanbul halkina, kente , cevreye,
dogaya karsi islenecek bir  CINAYETTIR.

TUM ISTANBUL HALKINI BU CINAYET GERCEKLESMEDEN ONCE YASAMIMIZI SAVUNMAK
ICIN, BU CINAYETE ORTAK OLMAMAK ICIN

18 TEMMUZ CUMARTESI GUNU SAAT 17:00 DE SARIYER’E BEKLIYORUZ.

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2009

Green Fuse Robert Buelteman

pl_art_fAquilegia chrysantha

Son birkaç posttur yerleştirme, resim vs girmişim, şimdi de bir fotoğraf projesi paylaşıyorum. Buelteman bitkilerle yaptığı çekimlerde 30’larda kullanılan “Kirlian photography” yöntemini kullanmış. Süreç okuduğum kadarıyla oldukça meşakkatli, üstelik biraz da tehlikeli.  Öncelikle seçilen türler bekletilip renkli saydam tabakalara yerleştiriliyor. Daha detaylı bir etki için de üzerleri ince bir tabakayla kaplanılıyor ki buna diffusion screen demişler. Bu düzenek ise ortasında metal plak bulunan pleksiglas ve sıvı silikonun üzerine yerleştiriliyor.

pl_art8_fClematis ligusticifolia

Ardından düzenek elektriğe bağlanıyor. Metaldan çıkan elektronlar silikona çarpıyor ve bitkilere ulaşıyor. Oluşan gazla iyonlaşan yerleştirme ardında ince bir korona bırakıyor. Buelteman da oluşan bu sonucu optik lif üzerinden parlak boyalarla biraz renklendirmiş, ardından fotoğraflamış.

pl_art6_fGalisteo Roses

pl_art5_fEucalyptus polyanthemos

via wired magazine

çürüme – rölanti

Posted in Kategorilenmemiş by enip on 10 Tem 2009

Bugünlerde tek yaptığım fotoğraflara bakmak, postları okumamak, rss’de hız denemeleri yapmak -ofis ve evdeki internet bağlantısının izni kapsamında.

Konular ilgimi çektiğinde eskiden okumaya üşenip yıldızlar, dosyalardım ki artık onu da yapmıyorum. Bu kötü bir alışkanlık, giderek içerikten uzaklaştırıyor. Bakalım bu rölanti ne kadar sürecek daha. İç dökümüne girizgah yaptım, bu kadarı yeterli; durmazsam devamı gelebilir. Şimdi konuyla da ilişkilenen görsellere geçelim.

Slow DecayYvette Molina

a1717de6e32b8f7d2eb3f11e9bd60da8278433a0_m

fffound’da görüp izini sürdüğüm (bldgblog referanslı) bu resimler beni benden almıştı. Alimunyum plak üzerine yağlıboyayla çalışılmış Slow Decay, sanatçı Yvette Molina’ya ait.

4fbbe4121a946b7985c7ed98c4cf6025f0831ae8_m

2972196715_895888b578_o

“that considers the ephemeral thrills and underlying decrepitude of the natural world” – it is “a nature walk through a mysterious and delicate landscape, where organic beauty blossoms in the midst of slow decay.”

Posted in yerleştirme by enip on 09 Tem 2009

Katie Holten – Excavated Tree

DSCF5910

DSCF5941

Saçak kök mü dersin tepe tacı mı dersin?