kozmofol

float’d

Posted in easa, kitap, salon2, workshop, yerleştirme by enip on 24 Eyl 2010

2007 Yunanistan Elefsina’da gerçekleşen EASA mimarlık öğrencileri buluşmasının kitabı çıkmış! Fred, Guiseppe ve benim yürüttüğümüz atölyede inşa edilen Float’d yüzen parti mekanı da yerini almış kitapta. Proje detayları salon2 web sitesinde.

Reklamlar

3 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. bilinmeyen said, on 24 Eyl 2010 at 23:07

    iyi güzel hoş ama nereye kadar devam edecek bu süreç? Yani en sonunda ne üreteceğiz? En başa dönecekmişiz gibi bir hisse kapılıyorum

  2. enip said, on 26 Eyl 2010 at 14:19

    ne demek istediğini anlamıyorum.

  3. bilinmeyen said, on 27 Eyl 2010 at 13:03

    kusura bakmayın efendim, pek açıklayıcı cümle kurmadığımı ben de gördüm ama şimdi telafi edeceğimi umuyorum.

    değişmeyen ve dillerden hiç düşmeyen klasikler vardır. son dönemde “salt tüketicilik, ekolojik denge, çevreci yaşam, sürdürülebilir kalkınma, küreselleşmenin etkileri vb.” olarak görülüyor bu klasikler… değişmeyen sadece bu klasiklerin dillerde dolanması değil maalesef hayatımıza yansıması yani uygulaması da öyle. sürekli tüketiyoruz, aslında tükeniyoruz ve değer kaybediyoruz. durum nedir ve nereye gidiyoruz? olayı halka indirgediğimizde; çöplerin ayrıştırılmadığı, köşeyi dönenin tek başına araçlarıyla cirit attığı, dönemeyenlerin ise üç adımda dönme planları yaptığı bir şehirde ve herhangi bir ürününün bir üst modeline sahip olmak için çırpınan, mutlu olmayı metalarda arayan bir bir toplumda yaşıyoruz. Hayata bakış açısı bu kadar geniş (!) olan toplumdan empati ve saygının öntanımlı olduğu, değişime ve farklı görüşlere açık bir toplum olmaya geçebilme ihtimalinin çok yüksek olmadığı maalesef görülmektedir.

    peki elimizdeki bu acı verilerin ışığında, hayatın akışı içinde mimar, mühendis ve plancıların rolü nedir?
    gelecek nasıl olacak, nereye kadar esneyebiliriz? kamunun gücü ve yaptıkları ortada, özel sektörün maksimum faydalanmacı zihniyeti de, toplumun bakışının sözlerden öteye geçmediği gerçeği de!

    fikir ve tasarım sonsuz boyuttadır. elbette akılcı fikirler bulunmuştur, bulunuyor ve bulunacaktır. asıl mesele hayata yansımanın tüm hücrelerde hissedilmesidir. hissedilemiyorsa, algılanamıyorsa orada bir sorun vardır. bu sorunu projelerin seviyesini halka indirgemek yoluyla çözmeye kalkarsak kendimize ve mesleğimize saygısızlık yapmış olacağız. bu durumda tek yol kalıyor, halkın perspektifini genişletecek zihinsel bir dönüşüm! bu dönüşümün olamayacağı gerçeği göz önüne alındığında yapılabilecek en iyi iş gidişatı takip edip iyi bir karar almaktır. sanırım şu sıralar ben bu kararı alıyorum; mümkün olduğunca doğal bir yaşam, modern iş alemiyle ilişkiyi kesecek biçimde, teknolojik imkanlardan yoksun, kendi enerjimi üreterek, çöplerimden gübre yapabileceğim, sebze ve meyve üreteceğim, beton değil ahşap ile yeşilin mavinin buluşacağı bir noktada yaşamak!


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: