kozmofol

düşünen tasarımlar için mecburi metinler

Posted in park, peyzaj mimarlığı, yarışma by enip on 11 Haz 2018

Yazmadan düşünmenin, düşünmeden tasarlamanın mümkün olmadığı bir (iç) dünyada yaşıyorum. Bu da her projenin tasarımı kadar özenilmiş metinlere insanı mecbur bırakıyor. Bunlardan biri de Park Nebula’nınkisi. Edebi değere sahip olduğunu söyleyemem ama tasarımdan önce metni yazılan, metnini okumadan kendisini anlamanın mümkün olmadığı bir projeyi katıldığı yarışmada ödüle layık kıldığını söyleyebilirim.

Ergene Havzası İçin Yeni Nesil Bir Park Modeli

Lüleburgaz’ın da bir parçası olduğu Ergene Havzası, sanayinin, kentleşmenin ve tarımın sebep olduğu çevre kirliliği sebebiyle büyük bir yaşam tehlikesiyle karşı karşıya. Trakya Bölgesi’ne yayılmış olan bu kirlilik tüm canlı topluluklarını ve de kentlerin yaşam koşullarını tehdit ediyor. Havzaya dağınık bir şekilde yayılmış olan sanayi tesislerinin atıkları Ergene Nehri’nin ekolojik varlığını yok ediyor.

Öte yandan stratejik amaçları, yaşanabilirlik, sürdürebilirlik, değer, inovasyon, etki ve iletişim olan Lüleburgaz için bu kirlilik gelecek vizyonunun en büyük tehdidi. Bu gerçekle yüzleşmek için hava, su ve toprak kirliliğine önce engel olmak, ardından iyileştirici çözümler üretmek gerekiyor. Ancak teknik çözümler kadar, kamu bilincinin de bu süreçte büyük bir payı var. Kent yönetimlerinin faaliyetleri kadar kentlilerin talepleri de kirlilikten arınmaya uzanan sürecin savunucusu olabilir.

Peyzaj ve rekreasyon alanlarının bugün bu talebi ve bilinci geliştirme konusunda bir hassasiyet üzerinde temellenmesi gerektiğine inanıyoruz. Tosbağa Dere için yeni nesil bir park modeli olan fikir projesi Park Nebula bu yaklaşımın sonucudur. Kentin sunduğu temel hizmetlerin bir tamamlayıcısı olmanın yanı sıra çevre kirliliğinin rehabilitasyonunda sorumluluk alan bu fikir, peyzajın onarıcı gücünden besleniyor. Dahası Ergene Havzası’na yayılabilecek, tasarım, teknoloji, rekreasyon ve tarımı kapsayan bir yöntem öneriyor. Nebula peyzajının yarattığı rehabilitasyon yöntemi havzanın bütünü ve nehrin diğer kollar için örnek bir model oluşturuyor.

Onarıcı Bir Peyzaj Örneği Olarak Park Nebula

Tosbağa Dere Ergene Nehri’nin bir uzantısı olarak havzanın geniş su ağının bir parçası. Kuzeyindeki sanayi bölgesi ve Ergene Nehri arasında bir ‘filtre’ gibi çalışan kanalın eski hali olan Tosbağa Dere’nin doğal izi, Park Nebula’nın onarıcı peyzaj modelinin çıkış noktasını oluşturur. Korunan kanal kesitini içine alan derenin eski izi, parka hayat veren yeni omurgayı, yani Nebula’yı oluşturuyor. Önerilen program ve rekreasyon alanları da Nebula’nın içinde veya çevresinde yer alır.

Nebula (Bulutsu) yıldızlar arası boşluklarda, yaydıkları ışık enerjisi ile görünür hale gelen yoğun gaz ve toz bulutlarıdır. Yıldızlar ömürlerini tamamlamadan önce uzaya saldıkları gazlar yakınlaşırken yeni minik yıldızlar oluşturur. Her yıldız gibi bu minik yıldızlar da büyür ve gaz püskürmesi yaparlar. Tüm bu gaz ve yıldızlardan nebula oluşur. Derenin kaybolan eski izi, ömrünü tamamlamış bir yıldızı andırır. Bu anlamda Nebula, bu yeni onarıcı peyzajın dokunduğu ve bütünleştirdiği programların bir metaforudur. Etkileşime açık bir kamusal alan olarak modern parkın mekan hiyerarşisinden ve kapsamından uzaktır. Amacı peyzajın onarıcı ve üretken hallerini kentliyle doğrudan buluşturmak, teknolojiyi bu buluşmanın farklı formüllerini yaratmak amacıyla kullanmaktır.

Nebulalar, parlak ve yıldızlı gecelerde gökyüzünde ışık lekelerini ve toz zerrelerini andıran bir görüntü ortaya çıkarırlar. Park Nebula’nın ‘onarıcı’ peyzajını çevreleyen ışığı da bu görüntüyü andırır. Bu ışık yerleştirmesi rengini toprak, hava ve suyun kirlilik değerlerinden alır. Böylece Lüleburgazlılar Park Nebula’nın akşam yaydığı ışıktan çevre kirliliği değerlerini yorumlayabilir ve önemini hatırlayabilir.

Park Nebula’nın Formülü: 3 Yörünge 3 Bulut

Park Nebula 3 yörünge ve Nebula’da iç içe geçmiş 3 buluttan oluşur.Nebula’nın temel bileşenleri bulutlar Ergenenin bir kolu olan Tosbağa Dere ve çevresinin rehabilitasyonuna yardımcı olacaktır.  Bulutlar toprak, hava ve su onarıcı türlerle bitkilendirilmiştir. Yapılacak ölçüm ve analizlerin ardından uygun yöntemin ve bitki türlerinin seçilmesi önerilir.

Bulutlar

Toprak Onarıcılar Bulutu fitoremediasyon yöntemiyle toprağı temizleyen türlerden oluşur. Nebula sensörleri topraktaki ağır metal ve organik kirletici değerlerine göre renk değiştirir.

Hava Onarıcılar Bulutu havadaki karbondioksiti tutma oranı yüksek otsu bitkilerden (C4 bitkileri) oluşur. Nebula sensörleri havadaki kirlilik değerlerine göre renk değiştirir.

Su Onarıcılar Bulutu su arıtıcı bitkilerden oluşur. Nebula sensörleri sudaki kirlilik değerlerine göre renk değiştirir.

3 buluta heterojen biçimde yayılmış olan Nebula sensörleri toprak, hava ve sudaki kirletici değerleri ölçer ve buna bağlı olarak ışık yerleştirmesinin rengi değişir. Böylelikle Nebula bulutları Tosbağa Dere’nin toprağını, havasını, suyunu temizlerken, pembeden yeşile uzanan skalasında Lüleburgaz’ın toprak, hava ve suyunun kirlilik oranlarıyla ilgili kentlileri uyaran bir aydınlatma sistemi olarak çalışır.

Yörüngeler

Yörüngeler Nebulanın farklı bölgelerini ve bu bölgeler arasındaki etkileşimi tarif eder. Nebulanın 3 yörüngesinin teması, keşif, takas ve moladır.

Yörüngeye Girenler

Yörüngeye girmesi hedeflenen üç hedef kitle, kentin yaşayanları, yakın çevre kırsal kesim, ve kentin ziyaretçileridir. Kentin yaşayanları nebulayı bir rekreasyon alanı olarak kullanır. Özellikle keşif yörüngesinde doğa ile baş başa kalma fırsatı yakalar.

Takas yörüngesinde kentlinin kentli ile ve kentlinin  köylü ile etkileşime girdiği yörüngedir. Bu yörüngede belirtilen etkileşimi destekleyen alanlar tasarlanır.

Yörüngeden Çıkanlar

Nebulanın yörüngesinden çevresel kirlilik unsurları dışa atılmaktadır. Nebulanın kente doğru genişleyen yörüngesi ise onarıcı peyzajın bileşenlerini kentin içine taşır.

Projenin görselleri bu linkte var.

Reklamlar

kıvrımlı vondelpark’a yeni kimlik

Posted in amsterdam, kent mobilyası, park, yarışma by enip on 16 Tem 2009

Bilbao Bahçe Festivali‘ne bakarken keşfettiğim Anouk Vogel, tam da soyismine uygun bir projesiyle gözüme çarptı. Amsterdam’daki Vondelpark’ın yeni kent mobilyaları için 2007’de açılan yarışmada birincilik ödülünü kazanan Vogel, yeni park elemanlarının tasarımında alandaki flora ve faunadan esinlenmiş. Yaratılan motiflerin giydirildiği mobilyalar İngiliz romantizmine de referans veriyor.

55_lamp02

55_3-lamps

55_bench

55_bench-sides55_kiosk02

55_bench-lamp

Vondelpark, Amsterdam için bir Central park, bir Hyde Park bize göre Yıldız Parkı niteliğinde ve kentte Van Gogh Müzesi’ni de içine alan Museumplein’a çok yakın bir bölgede konumlanıyor. 1800’lü yıllarda bahçe mimarisinde Serpentine Style (Kıvrımlı) olarak adlandırılan stilde tasarlanmış.

serpentine__165xserpentine style

18. yy’ın başlarında Goethe ve Rousseau’yu da kapsayan Avrupalı yazarların beğenisini kazanmış ve aydınlanma devrinin bahçe sanatı olarak görülmeye başlamış Serpentine Style. Bunun en büyük sebebi de seleflerine nazaran en doğal hatlara, içeriğe sahip olan bahçe stili olması. Bu doğaldan kasıt ne peki? Eğimli çizgiler, yumuşak geçişler, doğal haline bırakılan tasarlanmamış bölümler baştan sona keskin hatlarla tasarlanmış Barok, Rönesans, Klasik ya da Neoklasik bahçe stillerinden açıkça ayıran özellikler. 18. yy başından sonra bu “doğaya dönüş”ün bahçe sanatına hakim olduğu prensipler salt Serpentine’la kısıtlı kalmıyor; ardından gelen Gardenesque, Picturesque, Mixed, Arts&Crafts ile devam ediyor ve Soyut ve Post-modern stillerle günümüze uzanıyor.*

plattegrond

vondelpark plan

Bu yüzden Vondelpark tüm estetiği, temsiliyetiyle önemli örneklerden biri. Sanırım yıl sonundan itibaren ziyaretçilerini, yeni mobilyalarıyla gençleşen kimliğiyle ağarlayacak. Bu arada; bir parkın kent mobilyaları için yarışma açılması müthiş bir fikir, Maçka Demokrasi Parkı ve Yıldız Parkı gibi İstanbul’un kent parklarına da keşke benzer fikirler geliştirilse. Hem yarışmayla oluşacak gündemle tasarım kültürümüzü tartışırız hem de yeşil alan kullanımına dikkat çeker, önemini hatırlamış oluruz. Kağıt üzerinde “ekolojik” etiketlemelerle olmayacak bu iş.

——-

*Bahçe stilleriyle ilgili ayrıntılı bilgi şurda.

Park Başka Lale Başka

Posted in lale, madrid, yarışma by enip on 16 Mar 2009

Biz, yeni nesil, Turkiye’de gelisen bir yarisma kulturunun ortasinda mezun oldugumuz icin sansliyiz. Ozellikle son yillarda sayisi artan kentsel tasarim yarismalarinin onsarti olan disiplinlerarasi calisma gerekliligi, taninirligi konusunda hassas meslek dallarina onemli bir firsat tanirken ayni zamanda ice kapaliliklarini da kiriyor.

Madrid’de acilan Parque de Valdebebas yarismasi, 80 hektarlik bir arazinin kent parkina donusumunu amacliyor. Kentsel peyzajda bizim anladigimizdan biraz daha farklisini goren bir bilincin sonucu olan bu tip yarismalarin da en az kentsel donusum projeleri kadar onemli, hatta daha hayati oldugunu gormeye yakin duruyoruz. Burda da artik, Taksim gezi Parki, Caddebostan Parki, Halic kiyi seridi gibi alanlarin yarismalarinin acilmasi sart. Yalnizca belediye uygulama departmanlarinin ya da ortulu ihalelerin tekelinde kalan bazi yeni projelerin de surec degisikligine zorlanmasi ancak bu tip, hakim gelenege ters bir akimla gerceklesebilir.

Bu arada Istanbul’un bu yilki lale devrine girdik. Kagithane – Piyalebasi tunelinin hemen yanindaki egimli alana soganlari dikilmis (muhtemelen secim oncesi acele acilisin gorsel-bitkisel bileseni olarak) park bahceler mudurlugunun en buyuk sovu olan bu Hollandalilar bu yil da kentimizi renklendirmekte.

Fotoğraf Yarışması

Posted in kopenhag, yarışma by enip on 12 Ara 2008

Bu da varmış: Uluslararası Bahçe Fotoğrafı Yarışması. İlgilenenlere linki.
Mesela ben de şunu göndersem nasıl olur?

Burası Louisiana Museum, Kopenhag. Bilen bilir, arkadaki heykel Alberto Giacometti. Onun arkasında da yanılmıyorsam bir kent olarak Malmö. Neyse benden bu kadar. Fotoğrafçı olmamama seviniyorum bazen. Keine Kabiliyette.